Profesyonel Hukuk

Genel

Vergi Tebliğ Usulleri ve Usulsüz Tebligatın Sonuçları

Bildirme, haber verme anlamı taşıyan tebliğ; bir hukuki işlemden veya durumdan bu işlemin muhataplarının haberdar olmalarını sağlayan, kanunda belirtilen şekil ve usullerle gerçekleştirilen bir işlemdir. Tebligata ilişkin genel hükümler 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nda yer almaktaysa da Vergi Hukukunda tebligat 231 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93. ve devamı maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir.

 

1. VERGİ TEBLİĞ USULLERİ 

1.1. BİLİNEN ADRESE TEBLİĞ

Vergi Usul Kanunu m.93’de;

“Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir”

şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre, ilgili kişinin adresi biliniyorsa “posta vasıtasıyla tebligat”, bilinmiyorsa “ilanen tebligat” yapılır.

Ancak bu noktada istisnai bir durumdan bahsedilmesi gerekir. Eğer ki mükellef, yani vergi yükümlüsü kabul eder ise, bilinen adrese tebligat yapmak yerine, vergi dairesinde veya komisyonda bizzat ilgilisine elden olacak şekilde tebliğ yapılması da mümkündür.

1.1.1. BİLİNEN ADRES KAVRAMI

Kanun, bilinen adrese posta yoluyla tebligat yapılacağını ifade ettikten sonra devamında bilinen adresleri sıralamıştır. Buna göre bilinen adresler;

  • İşe giriş ya da adres değişikliği dolayısıyla mükellef tarafından bildirilen iş yeri adresi,
  • Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
  • Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi

olarak sıralanmıştır.

Bununla birlikte, işyeri adresine tebligat yapılan kişinin, bu  adreste bulunamaması veya işi bırakmış olması halinde tebligat şu şekillerde yapılır. Tebligat yapılan kişi;

  • Gerçek kişi ise kendisinin,
  • Tüzel kişi ise başkan, müdür veya kanuni temsilcilerden birinin,
  • Tüzel kişiliği olmayan teşekkül ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin

adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligat yapılır.

Kişinin işyeri adresinin bulunmaması halinde, Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca oluşturulan adres kayıt sistemindeki adresi doğrudan tebligat adresi olarak belirlenir.

Tebligatlara dair bir diğer önem ihtiva eden durum ise, tebellüğ tarihinin tespitidir. Buna göre, tebligat yukarıda izah edilen şekillerde bilinen adrese yapılmış ise, muhatabına ilgili posta idaresince teslim edildiği tarih, tebellüğ tarihi olarak kabul edilir.

1.1.2. TEBLİĞ YAPILABİLECEK KİŞİLER

Tebligatın kimlere yapılabileceği, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre, tebligat muhatapları, mükellefler olabildiği gibi, gerekli şartlar mevcutsa kanuni temsilciler veya genel vekiller ile zaman zaman vergi cezası kesilen kişiler dahi zaman zaman tebligata ehil kişiler olarak kabul edilebilmektedir. Bu noktada en sık karşılaşılan durumlardan biri olan ilgilisinin adreste bulunmaması durumunda tebligatın kimlere yapılabileceği hususuna açıklık getirilecek olursa; aynı adreste ikametgah eden kişilerden biri ya da tebligat adresi bir işyeri ise burada görevli olan memur ya da çalışanlardan birine yapılan tebligatlar hukuken geçerlidir. Ayrık bir diğer durum olarak, tebligat yapılacak kişinin, velisi, vasisi yahut kayyım gibi vergi sorumluları mevcut ise, bu kişilerden herhangi birine tebligat yapılması yeterlidir.

Tebligat yapılacak kişi bir tüzel kişi ise, başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, tüzel kişiliği olmayan vakıflar ve cemaatler gibi bir teşekküller ise idare edenlerine veya temsilcilerine yapılacak tebligat geçerlidir. Velev ki, birden fazla sayıda müdür ya da temsilcisi olan bir tüzel kişilik söz konusu ise, bunlardan yalnızca birine tebligat yapılması yeterlidir.

1.1.3. TEBLİĞ EVRAKININ TESLİMİ VE MUHATABIN TEBELLÜĞDEN İMTİNA ETMESİ 

Posta idaresi yetkilisince, tebliğe konu evrakı içeren zarfın muhatabına teslimi ile tebliğ alındısı olarak tabir edilen evrakın üzerine tarih ve imza atılması gereklidir. Böylece, tebliğ tarihi tereddüte mahal vermeyecek şekilde kayıt altına alınmış olur. İmza atamayan ya da okuma-yazması olmayan kişilere yapılacak tebligatlarda, tebliğ alındısının üzerine ilgili kişinin sol elinin başparmağı bastırılmalıdır.

Kimi durumlarda, muhatabın tebligatı almaktan kaçınması yani imtina etmesi haliyle karşı karşıya kalınmaktadır. Bu gibi durumlarda, muhatabın tebliğden imtina ettiği adresin kapısına, yetkili posta memurunca bir pusula yapıştırılarak, bu durum tebliğ alındısında şerh koyularak imza altına alınır. Bu noktada kapıya yapıştırılan pusulanın üzerinde, tebligatın gönderildiği idareye gidilerek teslim alınabileceği bilgisi yer almalıdır. Gerçekten de, yetkili posta memuru, tebellüğden imtina edilen evrakı, tebliğ çıkaran idareye teslim eder. En çok karıştırılan hususlardan biri, muhatabın böylesi bir tebellüğden imtina durumunda, tebligatın hangi tarihte yapıldığının nasıl hesaplanacağıdır. Bu noktada, tebliğ tarihi, ilgili pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihtir.

1.1.4. MUHATABIN ADRESTE BULUNAMAMASI 

Muhatap, tebligatın yapıldığı esnada geçici olarak dahi olsa bilinen işyeri adresinde bulunamaz ise, tebliğ alındısının üzerine posta memuru tarafından şerh ve imza edilmesi ve ilgili tebliğ evrakın tebligatı çıkaran idareye iade edilmesi gerekir. Bu durumda, derhal, muhatabın Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca tutulan yerleşim yeri adresine yeni bir tebligat çıkartılır.

Tebligat, yukarıda bahsi geçen Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca tutulan kayıtlardaki yerleşim yeri adresine çıkarıldığı halde, muhatap adreste bulunamaz ise, posta memuru tarafından yine tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir ve ilgili tebliğ evrakı tebligatı çıkaran idareye iade edilir. Bu gibi durumlarda, ilgili idarece bir süre sonra kayıtlardaki yerleşim yeri adresine yeniden bir tebligat çıkarılır. Eğer ki ikinci kez çıkarılan tebligat da muhatabına teslim edilemez ise, ilgili adresin kapısına, tebligatın ilgili idareye gidilerek elden teslim alınabileceği bilgisini içeren bir pusula yapıştırılarak, ilgili evrak ile şerh ve imzayı havi tebliğ alındısı idaresine iade edilir. İzah edilen bu son durumdaki tebligatın teslim tarihi, pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci gün olarak kabul edilir.

1.1.5. YURT DIŞINDA BULUNANLARA TEBLİĞ

Yurt dışında bulunanlara tebliğ o ülkenin yetkili makamları vasıtasıyla yapılacaktır. Bu konuda devletlerarası özel anlaşmalar ve kanunlar gündeme gelebilir. Buna göre o yerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.

Tebligat muhatabının Türk vatandaşı olmaması halinde, Türk siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da tebligat yapılabilir.

Tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık, yurt dışına gönderilecek olan evrakı öncelikle Dışişleri Bakanlığına gönderir. Dışişleri Bakanlığı ise, ilgili yerdeki Türkiye elçilik veya konsolosluğuna evrakı ileterek tebligatın muhatabına teslimini sağlanır.

1.2. İLAN YOLUYLA TEBLİĞ

Vergi Usul Kanunu m.103’e göre muhatabın;

  • Bilinen adresi yoksa
  • Adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi bulunamazsa
  • Yabancı bir ülkede olup tebliğ yapılması mümkün değilse
  • Başkaca nedenlerle tebliğ yapılmasına imkân yoksa

ilan yoluyla tebliğ yapılabilir.

İlan yoluyla tebliğ, tebligatı yapan vergi dairesinin ilanlarına ilişkin yere asılır. Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak üzere 2021 yılı için 3.600 TL’den az vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ayrıca bir işlem yapılmaz ve ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak kabul edilir

İlan ile yapılan tebliğin konusu 2021 yılı için 3.600 – 360.000 TL vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanır. Tutarın 360.000 TL ve üzerini aşması halinde ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ayrıca yapılır.

Yapılan ilanda tebliğin ilgili bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları) yazılı muhataplara;

  • İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;
  • Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.

ihtar olunur.

İlan üzerine müracaat edenlere ve adres bildirenlere ayrıca posta yoluyla tebligat yapılır.

İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.

1.3. ELEKTRONİK TEBLİGAT 

Elektronik adresi olan muhataplara yukarıda yer verilen usullere bağlı kalınmaksızın elektronik tebligat yapılabilir. Bu şekilde gerçekleştirilen tebligatlarda tebliğ tarihi, ilgili belgenin, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olarak kabul edilir.

1.4. TEBLİĞ YERİNE GEÇEN MUAMELELER 

Vergi Usul Kanunu m.109’a göre diğer ücretli kapsamında vergilendirilen hizmet erbaplarının  (Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar, özel hizmetlerde çalışan şoförler, özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri, gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar gibi) vergileri, tarh zamanında bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri  vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur. Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

2. USULSÜZ TEBLİĞ VE SONUÇLARI 

Vergi Usul Kanunu’na göre; tebliğ olunan belgeler esasa etki edemeyecek ölçüde şekil hataları içermeleri halinde bu durum tebliğin geçersizliğine sebebiyet vermeyecektir.

Bununla birlikte, ilgili vesikada mükellefin adının, verginin tür veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması vesikayı hükümsüz kılarak tebligatın usulsüzlüğüne ve dolayısıyla geçersizliğine sebebiyet verebilir. Keza, ilgili vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması da yapılan tebligatın hükümsüzlüğüne neden olur.

Şu durumda kanun, tebliğin geçersizliğine sebep olabilecek eksiklikleri örnek olarak belirtmiş ve esasa etki edebilecek şekil hataları ifadesi ile usulsüz tebliğ hallerini geniş olarak düzenlemiştir. Elbette hangi eksikliklerin esasa etkili olup hangi eksikliklerin esasa etkili olmadığı konusunda ayrımı yapacak son merci, vergi mahkemeleri olacaktır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başlamaya hazır mısın ?

(0850 305 1484) numaralı telefondan bir Sigorta uzmanıyla konuşun

Hoşgeldiniz! Canlı Destek!